Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı İptal Etti: Boşanma Davalarında Yeni Dönem
Türkiye’de boşanma davalarının en çok tartışılan konularından biri olan süresiz yoksulluk nafakası hakkında önemli bir anayasal gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156 ve K.2026/131 sayılı kararı, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün yayımlanmasından dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verdi.
Bu gelişme, boşanma sonrasında yoksulluk nafakası ödeyen ve alan kişilerin yanı sıra boşanma davası devam eden eşleri de yakından ilgilendirmektedir.
Ancak kararın kapsamının doğru anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmamış; nafakanın süre sınırı olmaksızın talep edilebilmesine imkân tanıyan kanuni ifadeyi iptal etmiştir.
Dolayısıyla “süresiz nafaka kaldırıldı” şeklindeki açıklamalar, kararın hukuki sonuçlarını tek başına ve eksiksiz biçimde yansıtmamaktadır.
AYM’nin kararı, yoksulluk nafakasının hangi süreyle bağlanabileceği, nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun nasıl değerlendirileceği ve nafaka alacaklısının korunmasının hangi ölçütlerle sağlanacağı konusunda yeni bir yasal düzenleme ihtiyacını gündeme getirmiştir.
Diyarbakır’da aile hukuku, boşanma, nafaka ve tazminat davaları alanında hukuki hizmet sunan Avukat Ayşegül Birtane tarafından hazırlanan bu bilgilendirme yazısında, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka iptal kararı, kararın gerekçeleri, yürürlük tarihi, mevcut nafaka kararlarına olası etkileri ve 2027 sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki durumlar ayrıntılı şekilde incelenmektedir.

AYM’nin Süresiz Nafaka Kararı Nedir?
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının süre sınırlaması olmaksızın istenebilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi incelemiştir.
İnceleme, Antalya 12. Aile Mahkemesinin önündeki bir uyuşmazlık kapsamında yaptığı itiraz başvurusu üzerine gerçekleştirilmiştir.
AYM, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunmasının anayasal açıdan meşru bir amaç olduğunu kabul etmekle birlikte, diğer eşe hiçbir süre belirleme ölçütü öngörülmeden süresiz ödeme yükümlülüğü getirilmesini anayasal haklar arasındaki denge bakımından sorunlu bulmuştur.
Kararın temel yaklaşımı, boşanma sonrasında ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan kişinin hakları ile nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin hakları arasında makul bir denge kurulması gerektiğidir.
Anayasa Mahkemesi Kararının Tarihleri
Karar tarihi
4 Haziran 2026
Resmî Gazete yayımı
30 Eylül 2026
Karar numarası
E.2025/156 – K.2026/131
İptal hükmünün yürürlüğü
30 Haziran 2027
İptal edilen ifade: Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresi.
Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesinde Ne Değişti?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin diğer eşten yoksulluk nafakası talep etmesini düzenlemektedir.
Bu hüküm kapsamında yoksulluk nafakası talep eden tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve nafaka talebinin diğer tarafın mali gücü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bölüm, bu nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine ilişkin ifadedir.
TMK 175 Tamamen İptal Edildi mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi tamamen iptal edilmemiştir.
İptal kararı yalnızca birinci fıkrada bulunan “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir.
Dolayısıyla yoksulluk nafakasının hukuki varlığı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme şartı, kusur değerlendirmesi ve nafaka yükümlüsünün mali gücüne ilişkin esaslar karar nedeniyle bütünüyle ortadan kalkmamıştır.
Nafaka Talep Etme Hakkı Kaldırıldı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin kararı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin nafaka talep etme hakkını tümüyle kaldırmamaktadır.
Kararın esas konusu, nafaka ödeme yükümlülüğünün süresine ilişkin kanuni düzenlemedir.
Bu nedenle nafaka hakkının sona erdiği yönünde genel bir değerlendirme yapılması doğru değildir.
AYM Süresiz Nafakayı Neden İptal Etti?
Anayasa Mahkemesi kararında, nafaka alacaklısı ile nafaka yükümlüsünün karşılıklı hak ve menfaatlerinin dengelenmesi gerektiği üzerinde durmuştur.
Boşanma sonrasında ekonomik güçlük yaşayabilecek eşin korunması, sosyal ve hukuki açıdan önemlidir. Bununla birlikte nafaka ödeme yükümlülüğünün hiçbir süre belirleme ölçütü olmadan devam etmesi, nafaka yükümlüsünün ekonomik ve sosyal yaşamı üzerinde önemli etkiler doğurabilir.
AYM, yoksulluk nafakasının süresinin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınabileceği, belirli durumlarda daha uzun süreli veya yaşam boyunca nafaka ödenmesini gerektiren koşulların bulunabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
1. Nafaka Yükümlüsünün Ekonomik Hakları
Yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü olan kişi, boşanma sonrasında da kendi ekonomik yaşamını sürdürmek durumundadır.
Nafaka ödeme yükümlülüğünün süresinin belirlenmesinde ölçüt bulunmaması, nafaka yükümlüsünün gelecekteki ekonomik planlamasını etkileyebilir.
2. Nafaka Alacaklısının Korunması
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunması, nafaka kurumunun temel amaçlarından biridir.
Özellikle uzun süreli evlilikler, çalışma yaşamından uzak kalınması, yaş, sağlık durumu ve ekonomik bağımsızlık kazanma imkânlarının sınırlı olması, nafaka ihtiyacının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
3. Taraflar Arasında Adil Denge Kurulması
AYM kararının temel noktalarından biri, nafaka alacaklısının korunması ile nafaka yükümlüsünün hakları arasında adil bir denge kurulmasıdır.
Bu yaklaşım, her nafaka davasının aynı koşullarda değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
4. Hâkimin Nafaka Süresini Belirleyebilmesi
AYM, kanun koyucunun belirli ve öngörülebilir ölçütler oluşturmasının önemine işaret etmiştir.
Nafaka süresinin belirlenmesinde evlilik süresi, nafaka alacaklısının yaşı, sağlık durumu, eğitim düzeyi ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesi gibi faktörlerin dikkate alınabileceği belirtilmiştir.
Ancak bu değerlendirmeler, henüz bütün nafaka davalarında uygulanacak yeni ve kesin bir süre sisteminin yürürlüğe girdiği anlamına gelmemektedir.
Süresiz Nafaka Ne Zaman Kalkacak?
Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Bu tarih, iptal edilen kanuni ifadenin yürürlükten kalkacağı tarihtir.
30 Haziran 2027, bütün nafakaların otomatik olarak sona ereceği tarih değildir.
İptal kararının yürürlüğe girmesine kadar mevcut hüküm yürürlükte kalmaktadır. Bu süre içerisinde kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılması mümkündür.
30 Eylül 2026 ile 30 Haziran 2027 Arasında Ne Olacak?
Bu dönem, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğünü ertelediği dokuz aylık süreçtir.
Bu süreçte:
- İptal edilen ifade henüz yürürlükten kalkmamıştır.
- Mevcut nafaka yükümlülükleri kendiliğinden sona ermez.
- Nafaka kararlarına uyma yükümlülüğü devam eder.
- Kanuni şartların bulunması durumunda nafakanın kaldırılması veya azaltılması talep edilebilir.
- Yeni bir yasal düzenleme yapılması gündeme gelebilir.
- Devam eden davalar, yürürlükteki hükümler ve ilgili usul kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
30 Haziran 2027’den Sonra Nafaka Tamamen Bitecek mi?
Hayır. İptal hükmünün yürürlüğe girmesi, mevcut nafaka kararlarının topluca sona ermesi anlamına gelmez.
Yeni yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı, yapılırsa hangi kuralların getirileceği ve geçiş hükümlerinin nasıl düzenleneceği önem taşımaktadır.
Bu nedenle 30 Haziran 2027 sonrasında bütün nafakaların kaldırılacağını söylemek hukuken doğru değildir.
Süresiz Nafaka İptal Kararı Mevcut Nafaka Alanları Nasıl Etkileyecek?
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında en çok merak edilen konulardan biri, hâlihazırda yoksulluk nafakası alan kişilerin durumudur.
Özellikle uzun yıllardır nafaka alan, nafaka ödemeye devam eden veya mahkeme kararıyla süresiz nafaka bağlanmış kişiler açısından kararın hukuki etkilerinin değerlendirilmesi önemlidir.
Daha Önce Bağlanan Süresiz Nafakalar Kaldırılacak mı?
Anayasa Mahkemesinin kararı, daha önce kesinleşmiş bütün nafaka kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.
Bir aile mahkemesi tarafından hükmedilmiş ve kesinleşmiş yoksulluk nafakası kararı, yalnızca AYM’nin iptal kararı nedeniyle otomatik olarak hükümsüz hâle gelmez.
Mevcut nafakanın kaldırılması, azaltılması veya başka şekilde değiştirilmesi için uygulanacak kanuni koşulların bulunması gerekir.
Ayrıca 30 Haziran 2027 tarihinden önce veya sonra yapılabilecek yeni yasal düzenlemelerde, mevcut nafaka kararlarının durumuna ilişkin geçiş hükümleri öngörülmesi mümkündür.
Süresiz Nafaka Alan Kadınların Nafakası Kesilecek mi?
AYM kararı, yalnızca kadınlara bağlanan nafakaları hedef alan bir karar değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yoksulluk nafakası bakımından kadın ve erkek arasında ayrım yapılmamıştır.
Kanuni şartların bulunması durumunda kadın veya erkek eş yoksulluk nafakası talep edebilir.
Bu nedenle kararın etkileri, nafaka alan kişinin cinsiyetine göre değil, ilgili hukuki koşullara göre değerlendirilmelidir.
Nafaka Alan Kişi Çalışıyorsa Nafakası Kesilir mi?
Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması, nafakanın her durumda kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.
Önemli olan, kişinin ekonomik durumunun ve yoksulluk koşullarının somut olay kapsamında değerlendirilmesidir.
Örneğin nafaka alacaklısının düzenli gelir elde etmeye başlaması, ekonomik bağımsızlık kazanması veya yoksulluk durumunun ortadan kalkması, nafakanın kaldırılması ya da azaltılması talepleri bakımından önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca sigortalı bir işte çalışılması, nafakanın otomatik olarak kaldırılması için her durumda yeterli değildir.
Süresiz Nafaka Ödeyenler Ne Yapmalı?
AYM’nin iptal kararı, yoksulluk nafakası ödeyen kişiler açısından önemli soruları gündeme getirmiştir.
Özellikle uzun yıllardır nafaka ödeyen, gelirinde azalma yaşayan, işsiz kalan veya ekonomik koşulları değişen kişiler nafaka yükümlülüğünün yeniden değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini merak etmektedir.
Nafaka Ödeyen Kişi Ödemeyi Durdurabilir mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, nafaka yükümlüsüne mevcut mahkeme kararını tek taraflı olarak uygulamama hakkı vermemektedir.
Yürürlükte bulunan bir nafaka kararına uyulmaması, icra takibi ve ilgili kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde başka hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle nafaka yükümlülüğünün sona erdiği varsayımıyla ödeme yapılmaması hukuki risk oluşturabilir.
Süresiz Nafaka Ödeyenler Dava Açabilir mi?
Nafakanın kaldırılması veya azaltılması talepleri, mevcut kanuni şartlar çerçevesinde ileri sürülebilir.
Örneğin nafaka alacaklısının ekonomik durumunun değişmesi, yoksulluğunun ortadan kalkması veya nafaka yükümlüsünün mali gücünde önemli değişiklikler meydana gelmesi değerlendirmeye konu olabilir.
Ancak yalnızca AYM’nin iptal kararının verilmiş olması, bütün nafaka yükümlüleri bakımından nafakanın kaldırılmasını sağlayan bağımsız ve otomatik bir sebep olarak görülmemelidir.
Nafaka Ödeyen Kişi Yeniden Evlenirse Nafaka Kalkar mı?
Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi, tek başına yoksulluk nafakasını otomatik olarak sona erdirmez.
Bununla birlikte yeni ailevi ve ekonomik koşullar, somut olayın özelliklerine göre nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Nafaka Alan Kişi Yeniden Evlenirse Ne Olur?
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi durumunda kendiliğinden sona erer.
Bu hüküm, AYM’nin TMK 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal kararından ayrı bir düzenlemedir.
Nafaka Alan Kişi Evlenmeden Birlikte Yaşıyorsa Nafaka Kalkar mı?
Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, kanuni koşulların bulunması durumunda nafakanın kaldırılmasına neden olabilir.
Ancak böyle bir durumun hukuki sonuç doğurabilmesi için ilgili olguların somut olay kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Nafaka Alan Kişinin Yoksulluğu Ortadan Kalkarsa Ne Olur?
Yoksulluk durumunun ortadan kalkması, yoksulluk nafakasının kaldırılması bakımından kanunda düzenlenen sebepler arasındadır.
Bu nedenle nafaka alacaklısının gelir ve malvarlığı durumundaki değişiklikler önem taşımaktadır.
2027 Nafaka Düzenlemesi Nasıl Olacak?
AYM’nin iptal kararı, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Ancak 21 Ekim 2026 itibarıyla, iptal kararının yerine geçecek kesin bir nafaka süresi modelinin yürürlüğe girdiği varsayılamaz.
Yeni düzenlemenin kapsamı, kanun koyucunun tercihine bağlı olacaktır.
Nafaka Evlilik Süresine Göre mi Belirlenecek?
AYM kararında evlilik süresi, nafaka süresinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biri olarak ele alınmıştır.
Bununla birlikte AYM, bütün evlilikler için geçerli belirli bir matematiksel süre formülü getirmemiştir.
Örneğin beş yıl evli kalan kişinin yalnızca beş yıl, on yıl evli kalan kişinin yalnızca on yıl nafaka alacağı şeklinde kesin bir sistemin kabul edildiği söylenemez.
Nafaka Süresinin Belirlenmesinde Hangi Kriterler Önemli Olabilir?
AYM kararındaki değerlendirmeler çerçevesinde yeni bir yasal düzenlemede aşağıdaki hususların dikkate alınması gündeme gelebilir:
- Evlilik birliğinin ne kadar sürdüğü.
- Nafaka talep eden eşin yaşı.
- Nafaka alacaklısının eğitim durumu.
- Çalışma hayatına katılma imkânları.
- Sağlık durumu ve çalışma gücü.
- Boşanma nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ihtiyaçlar.
- Nafaka yükümlüsünün mali gücü.
- Nafaka alacaklısının ekonomik bağımsızlık kazanma kapasitesi.
- Somut olayın diğer sosyal ve ekonomik koşulları.
Bunlar, yeni düzenlemede aynen yer alacağı kesinleşmiş ölçütler değildir. AYM’nin anayasal değerlendirmesinde önem verdiği hususlardır.
Nafaka En Fazla Kaç Yıl Ödenecek?
Şu aşamada bütün nafaka davalarına uygulanacak kesin bir azami süre açıklamak mümkün değildir.
AYM, iki yıl, beş yıl veya on yıl gibi herkes için geçerli bir üst sınır belirlememiştir.
Dolayısıyla “nafaka artık en fazla beş yıl ödenecek” şeklindeki ifadeler, yeni bir kanuni düzenlemeyle doğrulanmadıkları sürece hukuki gerçeklik olarak sunulmamalıdır.
Süresiz Nafaka Tamamen Yasaklandı mı?
Anayasa Mahkemesinin kararı, her durumda yaşam boyu nafaka ödenmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu anlamına gelmemektedir.
AYM’nin yaklaşımı, nafaka süresinin hiçbir ölçüt belirlenmeden kategorik olarak süresiz düzenlenmesine yöneliktir.
Kararda, somut olayın özelliklerine göre belirli koşullarda daha uzun süreli, hatta yaşam boyunca nafaka ödenmesini mümkün kılan bir sistemin öngörülebileceğine işaret edilmiştir.
Bu nedenle gelecekteki düzenlemede hem süreli nafaka hem de özel koşullarda uzun süreli nafaka seçeneklerinin bulunması hukuken mümkündür.
Uzun Süreli Evliliklerde Nafaka Nasıl Belirlenecek?
Uzun süreli evliliklerde eşlerden birinin çalışma hayatından uzak kalmış olması, yaşının ilerlemiş bulunması veya ekonomik bağımsızlık kazanma imkânlarının sınırlı olması önemli olabilir.
Örneğin uzun yıllar boyunca aile içi bakım ve ev işleri nedeniyle gelir getirici çalışma hayatına katılamayan eşin ekonomik durumu ile kısa süreli bir evlilikten sonra mesleğini sürdüren eşin durumu aynı olmayabilir.
Ancak bu farklılıkların hangi hukuki sonuçları doğuracağı, yürürlükteki mevzuat ve somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Sağlık Sorunu Olan Eşler Süresiz Nafaka Alabilir mi?
Sağlık durumu, çalışma gücü ve kişinin geçimini sağlayabilme imkânı nafaka ihtiyacının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
AYM’nin kararı, sağlık sorunları bulunan eşlerin nafaka talep etme hakkını ortadan kaldırmamaktadır.
Bununla birlikte gelecekteki nafaka sürelerinin nasıl belirleneceği, yapılabilecek yeni yasal düzenlemeye bağlıdır.
AYM Nafaka Kararı Devam Eden Boşanma Davalarını Etkileyecek mi?
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarih ile boşanma davasının hangi aşamada bulunduğu önemlidir.
Özellikle 2026 yılında açılan ve 2027 yılında devam eden boşanma davalarında, nafaka taleplerinin hangi hükümler çerçevesinde değerlendirileceği gündeme gelebilir.
2026 Yılında Açılan Boşanma Davalarında Nafaka
21 Ekim 2026 itibarıyla iptal edilen “süresiz olarak” ibaresi henüz yürürlükten kalkmamıştır.
Bu nedenle devam eden davalarda mevcut yürürlük hükümleri önemini korumaktadır.
30 Haziran 2027’den Sonra Devam Eden Davalar
İptal hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıkların nasıl sonuçlanacağı; yürürlükte bulunacak kanuni düzenlemeler, olası geçiş hükümleri ve ilgili usul kuralları çerçevesinde değerlendirilecektir.
Bu nedenle bütün devam eden davalar için şimdiden tek bir sonuç öngörmek mümkün değildir.
Yeni Düzenleme Geçmişe Uygulanacak mı?
Olası yeni düzenlemenin geçmişte kesinleşmiş nafaka kararlarına etkisi, kanunun kapsamına ve varsa geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.
Kesinleşmiş mahkeme kararları ile henüz sonuçlanmamış davalar hukuken aynı durumda değildir.
Anlaşmalı Boşanmada Süresiz Nafaka Düzenlemesi
Anlaşmalı boşanma davalarında eşler, boşanmanın mali sonuçları hakkında anlaşmak zorundadır.
Bu kapsamda yoksulluk nafakasının ödenmesi, miktarı ve ilgili koşullar protokolde düzenlenebilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Süresiz Nafaka Yazılabilir mi?
İptal hükmünün yürürlüğe girmesine kadar mevcut kanuni düzenleme yürürlüktedir.
Bununla birlikte protokolde yer alan nafaka hükümlerinin gelecekteki etkileri ve tarafların iradeleri hukuki açıdan değerlendirilmelidir.
30 Haziran 2027 sonrasında hazırlanacak protokoller bakımından ise o tarihte yürürlükte bulunacak kanuni hükümler belirleyici olacaktır.
Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Sonradan Nafaka İsteyebilir mi?
Bu konu, anlaşmalı boşanma protokolündeki feragat hükümlerinin kapsamına ve kesinleşmiş boşanma kararının içeriğine göre değerlendirilir.
Özellikle yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının hukuki niteliği farklıdır.
Bu nedenle tarafların nafakadan vazgeçmeye ilişkin açıklamalarının sonuçları somut olay bakımından incelenmelidir.
AYM’nin Süresiz Nafaka Kararı İştirak Nafakasını Etkiliyor mu?
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakasına ilişkindir.
İştirak nafakası ise çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılımı sağlayan farklı bir nafaka türüdür.
Bu nedenle AYM’nin yoksulluk nafakasının süresine ilişkin kararı, iştirak nafakasını doğrudan kaldırmamaktadır.
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır.
Çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı esas alınır.
İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer.
Ancak çocuğun ergin olduktan sonra eğitiminin devam etmesi durumunda, kanuni şartlar çerçevesinde eğitim nedeniyle bakım yükümlülüğü ve yardım nafakası gibi farklı hukuki talepler gündeme gelebilir.
AYM Kararı Çocuk Nafakasını Kaldırdı mı?
Hayır. AYM’nin iptal ettiği ifade, yoksulluk nafakasına ilişkin TMK 175. maddesinde bulunmaktadır.
Çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılım yükümlülüğü bu kararla ortadan kaldırılmamıştır.
Tedbir Nafakası da Kaldırıldı mı?
Tedbir nafakası, boşanma davası sırasında eşlerin veya çocukların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla gündeme gelebilen geçici nitelikte bir nafakadır.
AYM’nin iptal kararı, tedbir nafakasına ilişkin düzenlemeyi doğrudan hedef almamaktadır.
Boşanma Davası Devam Ederken Nafaka Alınabilir mi?
Kanuni koşulların bulunması durumunda boşanma davası sırasında tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Tedbir nafakası ile boşanma sonrasında hükmedilebilen yoksulluk nafakası birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Nafaka Artırım Davaları AYM Kararından Etkilenecek mi?
Nafaka artırım davaları, mevcut nafaka miktarının değişen ekonomik ve sosyal koşullara göre yeniden değerlendirilmesi amacıyla açılabilmektedir.
Nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik durumları, ihtiyaçları ve diğer ilgili koşullar önem taşır.
Süresiz Nafaka Alan Kişi Nafaka Artırımı İsteyebilir mi?
Kanuni şartların bulunması durumunda nafaka miktarının artırılması talep edilebilir.
AYM’nin iptal kararı, nafaka artırımına ilişkin bütün hukuki imkânları ortadan kaldırmamıştır.
Nafaka Yükümlüsü Nafakanın Azaltılmasını İsteyebilir mi?
Ekonomik koşulların değişmesi ve ilgili kanuni şartların bulunması durumunda nafakanın azaltılması talep edilebilir.
Ancak mahkeme, tarafların durumunu ve somut olayın özelliklerini değerlendirir.
Diyarbakır’da Nafakanın Kaldırılması Davası
Diyarbakır’da yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep eden kişiler bakımından nafaka alacaklısının ekonomik durumu, nafaka yükümlüsünün mali gücü ve ilgili kanuni sebepler önem taşımaktadır.
Nafakanın kaldırılması talebi, yalnızca AYM’nin 2026 tarihli iptal kararına dayanılarak her durumda kabul edilecek bir talep değildir.
Nafakanın Kaldırılması İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi kapsamında irat biçimindeki yoksulluk nafakasının sona ermesi veya kaldırılması bakımından çeşitli durumlar düzenlenmiştir.
Bunlar arasında:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi.
- Taraflardan birinin ölümü.
- Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması.
- Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması.
- Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi.
gibi kanunda öngörülen hâller bulunmaktadır.
Bu durumların hukuki etkileri aynı değildir. Bazı hâllerde nafaka kendiliğinden sona ererken bazı hâllerde mahkeme kararıyla kaldırılması söz konusu olur.
Nafakanın Kaldırılması Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki deliller gündeme gelebilir:
- Tarafların gelir ve ekonomik durumuna ilişkin kayıtlar.
- Sosyal güvenlik ve çalışma kayıtları.
- Malvarlığı bilgileri.
- Nafaka alacaklısının yaşam koşullarına ilişkin hukuka uygun deliller.
- Önceki nafaka kararları.
- İlgili diğer belgeler ve kayıtlar.
Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi önemlidir.
Diyarbakır Nafaka Avukatı – Avukat Ayşegül Birtane
Diyarbakır’da aile hukuku alanında faaliyet gösteren Avukat Ayşegül Birtane, boşanma davaları, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, nafaka artırımı, nafakanın azaltılması, nafakanın kaldırılması ve boşanmanın mali sonuçlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar kapsamında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli süresiz nafaka iptal kararı, nafaka alan ve nafaka ödeyen kişilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Ancak her nafaka uyuşmazlığı, mevcut mahkeme kararının içeriği, tarafların ekonomik koşulları, uygulanacak kanuni hükümler ve somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Süresiz Nafaka İptal Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilmesine ilişkin ibareyi iptal etmiştir. Ancak yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmamıştır.
AYM süresiz nafakayı ne zaman iptal etti?
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde iptal kararı vermiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Süresiz nafaka ne zaman kalkacak?
İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarih, bütün nafaka ödemelerinin sona ereceği tarih değildir.
2026 yılında süresiz nafaka devam ediyor mu?
Evet. İptal edilen ifade 21 Ekim 2026 itibarıyla henüz yürürlükten kalkmamıştır.
2027 yılında nafaka tamamen kaldırılacak mı?
Hayır. AYM kararı yoksulluk nafakasının tamamını iptal etmemiştir. Gelecekteki uygulama, yürürlükte bulunacak kanuni düzenlemelere bağlıdır.
30 Haziran 2027’de nafaka ödemeleri duracak mı?
Mevcut nafaka ödemeleri yalnızca bu tarihin gelmesi nedeniyle otomatik olarak durmaz.
Daha önce bağlanan süresiz nafaka iptal olacak mı?
AYM kararı, daha önce kesinleşmiş bütün nafaka kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.
Nafaka alan kadınların nafakası kesilecek mi?
Bütün kadınların nafakasının otomatik olarak kesilmesi söz konusu değildir. Nafaka hakkı ve yükümlülüğü, somut olayın hukuki koşullarına göre değerlendirilir.
Erkekler de yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet. Kanuni şartların bulunması durumunda erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Süresiz nafaka ödeyenler hemen dava açabilir mi?
Mevcut kanuni koşulların bulunması durumunda nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılabilir. Ancak AYM’nin iptal kararı tek başına bütün davalarda nafakanın kaldırılmasını gerektirmez.
Nafaka artık beş yıl mı ödenecek?
AYM tarafından herkes için geçerli beş yıllık bir nafaka süresi belirlenmemiştir.
Nafaka süresi evlilik süresine göre mi hesaplanacak?
Evlilik süresi, gelecekteki düzenlemelerde dikkate alınabilecek ölçütlerden biridir. Ancak kesin bir hesaplama sistemi kabul edilmiş değildir.
On yıl evli kalan kişi kaç yıl nafaka alacak?
Bütün evlilikler için geçerli, evlilik süresine bağlı kesin bir nafaka süresi belirlenmiş değildir.
AYM ömür boyu nafakayı tamamen yasakladı mı?
Hayır. AYM, belirli koşullarda yaşam boyunca nafaka ödenmesini mümkün kılan bir düzenlemenin yapılabileceğine de işaret etmiştir.
Anlaşmalı boşanmada süresiz nafaka devam edecek mi?
Bu sorunun cevabı, ilgili tarihte yürürlükte bulunacak mevzuata ve tarafların anlaşmasının hukuki niteliğine göre değişecektir.
Çocuk nafakası kaldırıldı mı?
Hayır. AYM’nin iptal kararı, yoksulluk nafakasına ilişkindir. İştirak nafakası doğrudan kaldırılmamıştır.
Tedbir nafakası kaldırıldı mı?
Hayır. Karar, tedbir nafakasını doğrudan ortadan kaldırmamıştır.
Nafaka alan kişi çalışmaya başlarsa nafaka kesilir mi?
Çalışmaya başlanması, nafakanın her durumda otomatik olarak sona ermesine neden olmaz. Kişinin ekonomik durumu ve kanuni şartlar değerlendirilir.
Nafaka alan kişi yeniden evlenirse nafaka kalkar mı?
İrat biçimindeki yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi durumunda kendiliğinden sona erer.
Nafaka alan kişi evlenmeden biriyle yaşarsa nafaka kalkar mı?
Kanuni şartların bulunması ve ilgili durumun ortaya konulması hâlinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması gündeme gelebilir.
2027’den önce boşananlar yeni nafaka düzenlemesinden yararlanabilecek mi?
Bu konu, gelecekte yapılabilecek kanuni düzenlemelere ve geçiş hükümlerine bağlıdır. Şimdiden bütün dosyalar için kesin bir sonuç söylenemez.
AYM’nin Süresiz Nafaka Kararı Ne Anlama Geliyor?
Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli kararı, Türk aile hukukunda yoksulluk nafakasının süresine ilişkin önemli bir değişikliğin başlangıcını oluşturmaktadır.
30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresi iptal edilmiş, iptal hükmünün 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır.
Bu kararın en önemli sonucu, nafaka süresinin belirlenmesinde nafaka alacaklısının korunması ile nafaka yükümlüsünün hakları arasında anayasal açıdan adil bir denge kurulması gerekliliğinin vurgulanmasıdır.
Bununla birlikte yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmamış, mevcut nafaka kararları otomatik olarak sona ermemiş ve bütün boşanma davaları için geçerli kesin bir nafaka süresi belirlenmemiştir.
Gelecekte yapılabilecek yeni kanuni düzenlemeler, nafaka süresinin belirlenmesi, mevcut nafaka kararlarının durumu ve devam eden boşanma davaları bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Diyarbakır’da nafaka, boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarıyla ilgili hukuki değerlendirmelerde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kapsamı ile yürürlük tarihinin birbirinden ayrılması önem taşımaktadır.
Bu yazı 21 Ekim 2026 tarihi itibarıyla genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. 30 Haziran 2027 öncesinde veya sonrasında yapılabilecek yeni kanuni düzenlemeler, açıklanan hukuki durumu değiştirebilir.

